27 Kasım 2016 Pazar

EDEBİYAT TARİHİMİZİN KADINLARI-AFET İNAN



1925 yılında Bursa Kız Öğretmen Okulu’nu bitiren Afet İnan, İzmir’de öğretmenlerin verdiği bir çay ziyafetinde Mustafa Kemal ile tanışmış ve onun desteği ile önce dil eğitimi daha sonra ise üniversite ve doktora çalışması için Lozan’a gitmiştir. Yabancı ders kitaplarında gördüğü Türk milletine ilişkin doğru olmayan bilgiler onu Türk uygarlığı konusunda çalışmaya yönlendirmiştir. Gerek yurtiçinde ve gerekse yurtdışında Türk tarihine dair yanlışları düzeltmek, eksiklikleri gidermek ve sahip olunan değerleri ortaya çıkarmak için Mustafa Kemal Atatürk ile görüş alışverişinde bulunarak çok sayıda çalışma yapmış, Cenevre’de verdiği konferanslaPiri Reis’in dünyaya tanıtılması konusunda önemli bir adım atmıştır. Atatürk’ün özellikle tarih ve dil çalışmalarında yanında bulunmuş ve Türk Tarih Kurumu’nun oluşturulmasında kurucu üye olarak görev aldığı gibi, bu kurumun çalışmalarının vazgeçilmez bir ismi olarak Türk milletinin dünyadaki yeri konusundaki algıyı bilimsel verilerle değiştirme hedefini sürekli olarak muhafaza etmiştir.

Yazdığı eserlerle sadece Türk tarihine ve uygarlığına katkıda bulunmamış aynı zamanda Cumhuriyet’in kültür alanına ilişkin adımlarının, bu konuda çalışma yapan kişilerin ve bu çalışmaların başında bulunan Mustafa Kemal’in de daha iyi kavranmasına yardımcı olmuştur. Toplumun eşit bireyleri olan kadınların siyasi haklarının verilmesi konusunda başlamış olan çalışmaların hızlandırılmasını sağlamış olan Afet İnan, bu mücadelesi ve başarısı nedeniyle Cumhuriyet kadınları için ayrı bir öneme sahiptir. Mustafa Kemal Atatürk’ün Karlsbad Hatıraları, Atatürk’ten Mektuplar, Atatürk ve Kadın Haklarının Kazanılması, Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler, İzmir İktisat Kongresi ve Mustafa Kemal’in kendisine dikte ettirdiği Medeni Bilgiler kitabı başta olmak üzere Türkçe ve yabancı dillerde çok sayıda eser vermiştir. 8 Haziran 1985 tarihinde kaybettiğimiz Afet İnan, Atatürk ve dönemin düşünce hayatı konusunda temel başvuru kaynaklarından biridir...

14 Kasım 2016 Pazartesi

ELMA SİRKESİ NEYE İYİ GELİR?

 
 


Her gün tüketildiğinde elma sirkesinin sağlığa mucize etkileri var. İşte İngiltere’de Ashton Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre elma sirkesinin sağlığa faydaları…

Daily Mail’de yayınlanan habere göre, 200 ml su ile 30 ml elma sirkesini karıştırıp her yemekten önce içerseniz kolesterolünüz %13’e kadar azalıyor. Yapılan araştırmaya göre, günlük olarak elma sirkesi tüketmek aynı zamanda kalp krizi ve felç riskini de azaltıyor.

12 Kasım 2016 Cumartesi

DUYGU HİSSETMEKTİR



Duygu yaşamak, duygulanmak insanın sahip olduğu en önemli özelliklerinden birisidir. Duygular yaşamın rengi, “tadı tuzu”dur; duygunun yaşanmadığı bir yaşam düşünülemez. Yaşadığının farkında olan insanoğlu, kendisinde ve çevresinde olup bitenleri bir yandan algılarken bir yandan da bunları değerlendirir ve yorumlar. Bu sürece her zaman çeşitli (bazen belli belirsiz, bazen de çok yoğun) duygular eşlik eder.

Herkesin her zaman yaşadığı bir şey olmasından mı, bir zayıflık olarak görülmesinden mi, yoksa kontrol edilebilir bir şey olarak görülmesinden mi bilinmez; duygular bir insanın iç dünyasının aynası olmasına karşın, genellikle hak ettiği değeri görmez. Anlamı, değeri, yol göstericiliği atlanır.

İnsan hiçbir zaman saf ve tek bir duygu yaşamaz, hissettikleri her zaman bir çok duygunun karışımından oluşur. İnsanın doğasından kaynaklanan ve temel duygular olarak adlandırılabilecek duygular zaman içinde bir çok duyguya dönüşür. Duyguları mümkün olduğunca ayrıştırmak ve temel duygulara ulaşmak insanı ve insanın kendisini anlamada çok önemli köşe taşlarıdır.

11 Kasım 2016 Cuma

VATANIM SENSİN


Başrollerini Bergüzar Korel ile Halit Ergenç'in paylaştığı 'Vatanım Sensin' 10 Kasım özel bölümü ile ekranlara geldi.
 Yayınlanmaya başladığı günden bu yana adından söz ettiren dizi, sosyal medyada fırtınalar estirdi.Kanal D Vatanım Sensin...'Vatanım Sensin' i nefes almadan izliyorum sanki...

Gerçekten Türk Milletini derinden etkileyen bir dizi olmuş,tebrik ediyorum....
Balkan Harbi ve İzmir’in işgal dönemiyle başlayan, kimin hain, kimin kahraman olduğunun ilk bakışta asla anlaşılamayacağı büyük bir savaşın içerisinde, parçalanan bir ailenin yeniden bir araya gelme hikayesini ekrana taşıyacak “Vatanım Sensin” büyülü, tutkulu ve unutulmaz bir aşkın, bir savaşın gölgesinde ayakta kalma mücadelesidir.